Zayıflamaya Yardımcı İlaçlarla Kilo Kaybına Bağlı Yüzde Çökme ve Sarkma

İlaç kaynaklı kilo kaybı yönetimiyle (medically derived weight loss) ilişkili hızlı kilo kaybı sonucunda yüzde hacim kaybı ve sarkmalar meydana gelebiliyor.

5 min read

İlaç kaynaklı kilo kaybı yönetimiyle (medically derived weight loss) ilişkili hızlı kilo kaybı sonucunda yüzde hacim kaybı ve sarkmalar meydana gelebiliyor.

Yüzdeki cilt altı yağ dokusunun hızla tükenmesi, cildin bu hıza uyum sağlayamamasına neden olur. Sonuç olarak yüzün orta bölgesi çöker, elmacık kemikleri belirginleşir, göz çukurları derinleşir ve ciltte sarkmalar oluşur. Bu değişimler, kişinin gerçek yaşından çok daha yaşlı, bitkin ve yorgun görünmesine yol açan çökmüş bir ifadeye neden olur. Burada kaybedilen sadece yağ değil. Çalışmalar ilacın ciltteki kök hücreler üzerinde doğrudan etkili olabileceğini ve kolajen üretimini baskılayıp, kolajen yıkımını artırabileceğini göstermektedir.

Hızlı kilo kaybı, cildin yapısal desteği olan kolajen ve elastin liflerinin hem miktarını hem kalitesini olumsuz etkiler. Ancak bu durum kalıcı bir hasar olmayıp; minimal invazif işlemlerle cilt kalitesini geri kazanmak mümkündür. Müdahale edilmediği takdirde ise, cildin kendini toplama kapasitesi sınırlı kalabilir ve sarkmalar yerleşik hale gelebilir.

Müdahale için kilo verme sürecinin bitmesi beklenmemelidir. İdeal olan, vücut ağırlığının %5-10’u kaybedildiği andan itibaren önleyici tedavilere başlamaktır. Tedavide biyostimülatörler (cildin kendi kolajenini üreten aşılar), hyaluronik asit dolgular ve radyofrekans bazlı sıkılaştırıcı cihazlar kullanılır. Eğer başlangıçta müdahale edilmezse geri dönüşü olmaz gibi bir söylem doğru olmaz. Estetik görüntü hastayı rahatsız eder hale geldiğinde de yine aynı yöntemlerle hacim ve cilt kalitesindeki kayıplar giderilmeye çalışılır. Ancak kilo kaybının ekstrem olduğu durumlarda cerrahi yüz germe gündeme gelebilir. Burada da cilt kalitesini desteklemenin önemi unutulmamalı. Cildin kalitesi minimal invazif işlemlerle desteklenerek cerrahiden alınacak sonucun başarısı olumlu etkilenebilir.

Bu hastalar iştah baskılanması nedeniyle ciddi bir protein ve mikro besin eksikliği riski altındadır; yetersiz protein alımı kolajen sentezini doğrudan sabote eder. Yüksek proteinli bir diyet yüzdeki "yorgun" görünümün şiddetini azaltmak ve iyileşme sürecini hızlandırmak için kritik öneme sahip.

İlk fark ettiğimiz işaretler, orta yüz bölgesindeki dramatik hacim kaybı ve şakaklardaki çökme. Ayrıca burun kanatlarından ağız köşelerine inen olukların (nasolabial) belirgin şekilde derinleşmesi ve çene hattının dalgalanması tipik klinik bulgular.

Kişilerin ilaç kaynaklı kilo kaybı yönetimi sırasında yüzlerinde çökme ve sarkma yaşayıp yaşamayacakları konusunda belirleyici olan yaş ve başlangıç kilosu. Özellikle 40 yaş üstü bireylerde kolajen rezervi daha düşük olduğu için yüzdeki çökme çok daha hızlı ve belirgin hissedilir. Ayrıca kişinin kilo verme hızı ne kadar yüksekse, cildin bu değişime "ayak uydurma" şansı o kadar azalır. Kendini foto-yaşlanma dediğimiz güneş hasarından korumuş, sigara içmemiş bireylerde kolajen bankası rezervleri daha güçlü. Bu kişiler ilacın yüzdeki etkilerinden daha az etkileniyor.

Ayrıca, kilo kaybı zamana yayıldığında, cildin elastik lifleri ve bağ dokusu kademeli olarak büzülme ve kendini yeniden şekillendirme (kontraksiyon) şansı bulur; bu da ani sarkmaların bir miktar önüne geçer.

Yeni araştırmalar ciltteki yağ kök hücreleri (ADSC) ve fibroblastlar üzerinde GLP-1 reseptörlerinin bulunduğunu doğrulamaktadır. İlacın bu hücreleri etkileyerek hücresel düzeyde kolajen sentezini azaltabileceği ve oksidatif stresi artırabileceği yönünde kanıtlar mevcut.

Bir hasta ilaca başlamadan önce "önleyici doku restorasyonu" ile önlem alabilir. İlaca başlandığı gün bir diyetisyen ile protein planlaması yapılmalı, kas kaybını önlemek için direnç egzersizlerine başlanmalı. Ayrıca nem aşıları, somon DNA, aminoterapi ve biostimülatörlerle cildin kolajen iskeleti önceden güçlendirilirse, cildin gevşemesi, sarkması ve çökmesi daha az olacaktır. Ek olarak radyofrekans ile yeni kolajen oluşumunun tetiklenmesi de koruyucu etki gösterir.

Çökme ve sarkma çoktan meydana gelmişse neler yapılabilir?

Biyostimülatörler: Cildi içeriden yapılandırır. Hyaluronik Asit Dolgular: Kaybolan hacmi yerine koyar. Radyofrekans ve diğer enerji bazlı cihazlar: Cilt gevşekliğini sıkılaştırır. Hangi tedavinin seçileceği kişinin yaşına ve kilo verme hızına göre ve yüz bölgelerine özel planlanır

Tedavide en sık yapılan hata, kilo verme sürecinin bitmesini bekleyip tek seferde aşırı miktarda dolgu yüklemesi yapmaktır. Bu durum, hasta daha sonra kilo alırsa yüzün doğal olmayan şekilde şişkin görünmesine yol açabilir. Doğru yaklaşım, süreci zamana yayarak kademeli restorasyon yapmaktır.

Yüzün sağlığını korumak, kilo verme hedefi gerçekleştirildikten sonraki son durak olarak değil, o yolculuğun en başından itibaren göz önünde bulundurulması gereken önemli bir konu.



Star

What Does Your Skin Need?

You can review our services tailored to your needs and concerns, and get detailed information for natural-looking results.

According to Need and Concern Book Appointment